Giethoorn, Bir Masalın Peşinde

 

Bir Masalın Peşinde...
GIETHOORN
Giethorn; kanalları, minik köprüleri ve çiftlik evleriyleUnesco Dünya Mirası Listesi'nde haklı bir yere sahip olacak kadar kusursuz bir masal köyü...
Beklenti daima ya da çoğu zaman mutsuzluk getirir. Bu durum seyahatlerde de fazlasıyla geçerli. Giethoorn'a giderken beklentimiz epey yüksek olmasına rağmen, vardığımızda en ufak bir hayal kırıklığına uğramadığımız, üstelik bir türlü ayrılamadığımız ve tam da bu yüzden en yakın kasabadaki tren istasyonuna giden otobüsü kaçırmamıza sebep olacak kadar güzel bir 'masal köyü' ile karşılaştık. Giethoorn, Unesco Dünya Mirası Listesi'nde haklı bir yere sahip olacak kadar kusursuz.

Hollanda'nın kuzeyinde yer alan Overijssel eyaletinin De Wieden ve De Weerribben adındaki doğa rezervlerinin ortasındaki Giethoorn'a karakteristik bir hava veren ve masalsı yapan özelliği kanalları, minik köprüleri ve çiftlik evleri. Dünyanın pek çok şehrine Venedik'le benzerliği varsa 'Kuzey'in Venedik'i' gibi isimler takılması adetten olsa gerek. Giethoorn da kanalları ve Venedik gibi nefes kesici güzelliği ile 'Yeşil Venedik' olarak anılıyor.

Amsterdam'ın merkez tren istasyonu Amsterdam Centrum'dan iki veya üç tren değiştirerek (tren saatlerine göre değiştireceğiniz tren sayısı değişebiliyor) Giethoorn'a varacak olmak, görmeyi çok istediğimiz bir kasaba olduğundan gözümüzü korkutmuyor; zira istasyonların araları çok uzun değil ve bilet satıştaki görevli gayet net bir şekilde yol haritamızı çıkarıp, hangi saatlerde gidip dönmek istediğimize göre tren saatlerinin, değiştireceğimiz istasyonların ve peronların bilgisini biletimizle beraber veriyor.

Amsterdam'dan 1,5 saat sonra, seyahat planındaki son tren istasyonu olan Steenwijk'e vardığınızda, kasabanın düzeni ve güzelliğinden dolayı Giethoorn'a geldiğinizi düşünebilirsiniz. Ancak istasyonun çıkışında yer alan bilet gişesinden sizi Giethoorn'a ulaştıracak son hamleyi yapmanız gerekiyor. Bisiklet kiralamak da bir alternatif, ancak otobüs daha hızlı olacağından çift yönlü otobüs bileti alıyoruz. Köyün güzelliğini görünce, biletin pekala tek yön olabileceğini de düşünmeden edemiyoruz.

Otobüs, bizi 10 dakika gibi kısa bir sürede nefis bir köyün de içinden geçerek, bahar güneşinin ısıttığı ve diğer zamanlarda oldukça sakin sessiz olduğunu tahmin ettiğimiz ve güneşli günün de etkisiyle canlanan kasabanın hareketli denebilecek bir noktasında bırakıyor. Kanal boyunca sıralanan, onlarca göz kırpan restoran acıkmış karınlarımızla işbirliği içinde.

Yemekten sonra bu huzurlu köyde gezmenin alternatiflerinden biri olan tekneler cazip geliyor ve bir saatliğine tekne kiralamaya karar veriyoruz. Saat başı hareket eden 40 kişilik teknelerle kanal turu yapmak istemiyorsanız ya da hangi kanaldan dönüş yapacağınızı kaçırmayacağınıza güveniyorsanız, kendi elektrikli teknenizi kiralayarak aynı turu da yapabiliyorsunuz.

Havanın kararmaya başladığı saatlerde, zihnimizde ormanın içinde kıvrılan nehirde gözden uzaklaşan bir teknenin içinde olduğumuz bir sahne canlandırdığımız için, binmeden önce her gördüğümüz tekne görevlisine döneceğimiz noktayı defalarca teyit ettiriyoruz. Halbuki gözümüzde büyütüp endişe edeceğimiz kadar bir şey yokmuş.
Teknemiz ile sakin kanallar arasında gezinirken, dar noktalarda karşıdan gelen diğer teknelere de dikkat etmek gerektiği ve bir de döneceğimiz kanalı kaçırmamaya çalıştığımız için bahçesinden akordeon sesleri gelen nefis bahçeli evlerin önünde yeterince duramadan ilerliyoruz. Bir saati tamamlamadan tekneyi teslim edip, bu kez nehrin kenarındaki yürüyüş yolu boyunca, hayran kaldığımız her evin bahçesinin önünde dakikalarca durarak, aynı rotayı tekrar ediyoruz. Giethoorn'un nefis evlerinden bazılarına sadece kanallardan ulaşılabildiğini ve postacının bile mektupları tekne ile evlere yanaşarak dağıttığını görünce, bu kasabayı romantik bulmamak elde değil.

Kanal kenarında yer alan harika restoranlarda akşam üzeri içkisi yudumlamak tek isteğimiz, ancak birden aklımıza zaman kavramı takılıyor. Huzurun, doğanın, güzelliğinin tadını çıkarırken bir anda gerçeğe dönüyor ve bir restorana, Giethoorn'dan Steenwijk'e en son kaçta otobüs olduğunu soruyoruz. Yarım saat sonra olduğunu öğrenince, ayrılmak istemediği bir yerden zorla ayırılmaya çalışılan çocuklara dönüşerek, bizi tren istasyonuna götürecek olan otobüs durağına yürüyor ve beklemeye başlıyoruz. Yarım saatten fazla bir zaman geçiyor. 22'de kararan hava, saat henüz 18 civarı olduğundan hala aydınlık, ancak unuttuğumuz bir nokta var ki o da Avrupa'da olduğumuz ve kural basit: Herkesin tatil yapma ve dinlenme hakkı var. O yüzden her yer genelde 17'de veya 18'de kapanır. Otobüs gelmiyor. Ertesi sabah İstanbul'a uçağımız olmasa, geceyi burada geçirmek konusunda hemfikiriz. Geriye tek çare olan taksi çağırmak kalıyor.

Tren istasyonuna vardığımızda gelecek olan bir trenin ve insanların varlığı, bizi masalsı kasabanın havasından biraz uzaklaştırıyor olsa da trene bindiğimiz andan itibaren birkaç saatini yaşadığımız Giethoorn, şimdiye kadar duyduğumuz en güzel masallar arasında yerini alıyor ve trenin seslerine bir dahaki sefere orada kalabileceğimiz bir seyahatin planları karışıyor.

Giethoorn'da Neler Yapılır

Saat başı hareket eden tekne turlarına katılmak; kendi elektrikli teknenizi kiralamak; bisiklete binmek; restoranlarda köyün huzurunun tadını çıkarmak; ördekleri, kanallarda salınan tekneleri izlemek ve bu güzelliği yaşamak için Giethoorn'dasınız. Yine de alışverişsiz ve müzesiz yapamam derseniz, Giethoorn'un mini müzelerine ait olan dükkanlara göz atabilirsiniz.

Bu Küçücük Köyün 3 Tane Minik Müzesi Var

MüzelerHet Olde Maat Uus, tipik bir çiftlik evinin yüz sene önce nasıl göründüğü ve yüz sene öncesinin günlük yaşamı ile ilgili sevimli bir müze.

Museum de Oude Aarde ise bölgede çıkarılan değerli taşların sergilendiği bir müze.Klasik arabaları sevenleri burada bir sürpriz bekliyor. The Histomobil Müzesi, son yüzyılda kullanılan çeşitli arabalara, motosikletlere ve at arabalarına ev sahipliği yapıyor.

Ne Zaman Gitmeli?

Temmuz ve ağustos aylarında yapılan müzik festivalleri sayesinde kanallar ve civar kasabalar bir peri masalına dönüşüyor.

Her ne kadar bahar ve yaz ayları Giethoorn'un en keyifli ve hava açısından risksiz ayları olsa da bu unutulmaz kasaba kışın ayrı bir masalsı atmosfere sahip.

Ev ve Otel Alternatifleri

Giethoorn'da kuş ve ördek sesleriyle huzurlu bir sabaha uyanmak isteyenler www.airbnb.com.tr adresinden ev kiralayabilir ya da www.booking.com adresinden otel alternatiflerine göz atabilirler.