Turistik Olmayan Bir Phuket Deneyimi

 

PHUKET
Turistik Olmayan 
Bir Phuket Deneyimi
Bembeyaz kumsalların mavi-yeşil sularla buluştuğuTayland'ın zümrüt yeşili adasıPhuket, muhteşem doğası, kendine özgü ruhu, farklı kültürü ve dünyanın en güzel kumsallarıyla tam da bu 
aylarda ziyaretçilerini bekliyor.
Seyahatlerde otantik ve farklı bir şeyler peşinde olan gözler, Phuket'te turist kalabalığının tersine hareket etmeli. Aksi takdirde adanın güzelliğini yeterince yaşamaya engel olan bir kalabalıkla oradan oraya sürüklenmek olası. Ne var ki kasım ve mart ayları adanın yüksek sezonu olduğu için dünyanın dört bir yanından Tayland'ın bu zümrüt yeşili adasının cazibesine kapılıp gelenlerin sayısı oldukça fazla.

Bununla birlikte muson yağmurlarına yakalanma olasılığını göz önünde bulundurarak, daha az turistik aylarda Phuket'e seyahat etmek de pekala mümkün; ancak günlük tekne turlarının yapıldığı Phi Phi ve James Bond gibi muhteşem doğaya ve renklere sahip adalara yağmurdan dolayı teknelerin kalkmama ihtimali, tatilin en keyifli potansiyele sahip olabilecek anlarını kesintiye uğratacağından, yine de bu yağışsız aylarda Phuket'e seyahat etmekte fayda var.

Mavi ve yeşil tonlarının hakim olduğu adalara yapılan tekne turları her gün aynı saatte, aynı yerden kalkıp, dünyanın en güzel kumsallarına arka arkaya varınca, bembeyaz kumsalların mavi-yeşil sularla buluştuğu, bilgisayar ekran koruyucusu tadındaki tropikal manzara fotoğraflarının kadrajında bir daha asla görmeyeceğiniz, ancak sizin gibi bu güzelliği görmeye gelen pek çok kişi de yer almış oluyor. Biraz daha özel bir deneyim için sürat motorlarıyla ulaştığınız bu adaların civarında sadece birkaç kişilik kapasitesi olan yerel ahşap teknelerden kiralayarak, kalabalıktan uzakta denizin ve gözlerden uzak koyların tadını çıkarabilirsiniz. Koyları ve buralardaki en güzel manzaraları avucunun içi gibi bilen tekneciler, kayaların, mağaraların yakınına yanaşarak, unutulmaz bir deneyim yaşamanızı sağlıyorlar. Phuket'te geçireceğiniz günlerde motor kiralamak da tam bir adalı gibi hissetmenizi sağlayacak deneyimler arasında. Kumsalda hindistan cevizi suyu içerek devirdiğiniz bir günün sonunda, motorunuzu adanın gün batımının izlenebileceği en güzel noktalardan birine doğru sürmenin çok keyifli ve hiç de turistik olmadığını söylemeye gerek yok sanırım. En çok bilinen yerlerden biri olan Promthep, bir hayli turistik olmasına rağmen yerli halkın da günbatımlarını izlemek için gittiği bir nokta. Güneşin batışı bazen bulutlara denk gelse de tropik bir yerde olduğunuzu bilmek ve doğaya bir kez daha hayran kalmak için Promthep'te günü batırmaya değer. Daha çok yerli halkı göreceğiniz ve daha az bilinen bir tepe olan Radar Hill de iyi bir alternatif.
Phuket'te eşsiz deneyimler yakalamak istiyorsanız, adanın en kalabalık ve merkezi sahili olan Patong'tan uzak durmakta fayda var. Kaldığınız otel Patong'ta yer alıyorsa ve gözlerden uzak bir plajda ayak izlerinizi bırakmak istiyorsanız, Haad Sai Kaew plajı, Phuket'teki yaklaşık 40 plaj arasındaki en iyi alternatiflerden biri. Motor kiramaladıysanız ya da ters akan trafikten dolayı kullanmaktan çekiniyorsanız, Tayland'ın 'tuk tuk' adı verilen geleneksel ulaşım aracı emrinize amade. Ayrıca tuk tuk'a binmeden dönülen bir Phuket seyahati kesinlikle eksik bir deneyim olacaktır.

Yüzölçümü Singapur kadar olan Phuket, yapılacak aktiviteler ve görülecek manzaralar konusunda oldukça cömert. Burada adeta kuralmışcasına görmeden ya da yapmadan dönülmeyen bazı olmazsa olmazlar var. Örneğin Tay boksu gösterisi, fil safarisi, Tay masajı ve meşhur 'go go show'lar bunların başında geliyor.

Pazarlar ise bir ülkeyi keşfederken orada yaşayan insanların alışkanlıkları ve yemek kültürleri hakkında en fazla bilgiyi veren yerler olduğu için haftasonları kurulan Weekend Market'ta birkaç saat geçirmek çok keyifli olacaktır. Burası, Bangkok'ta haftasonları kurulan ve adeta içinde kaybolacağınız 'Chatuchak' pazarının alanından çok daha küçük bir alana sahip; ancak Chatuchak'ta olduğu gibi tropikal meyvelerden hasır çantalara, hediyelik eşyalardan envai çeşit deniz canlısına kadar aklınıza gelebilecek her şey buradaki tezgahlarda da yer alıyor.

Phuket Old Town ise kendine özgü atmosferi ile adanın ruhunu en iyi hissedebileceğiniz yerler arasında. Adadaki yer altı madenlerinin zenginliğini keşfederek buraya ilk önce yerleşen Portekizliler'den kalmış ve oldukça iyi korunmuş evler, film setinde olduğunuzu hissettiren sokaklar, adayı bir anda deniz-kum-güneş klişesinden çıkarıyor. Bir zamanlar buraya çok uzaklardan gelip yerleşen, ticaret yapan Avrupalılar'ın ve Çinli tüccarların, o yüzyıllardaki günlük yaşamlarını bazı özel köşeleri gördükçe hissediyorsunuz.

Adaya gidilebilecek en keyifli zamanlardan biri de Phuket'in meşhur Songkran Festivali'nin düzenlendiği nisan ayının ortaları. Kural basit; bir kova suyu önüne gelenin başından aşağı boşalt. Songkran aslında Taylandlılar'ın yeni yılı kutladıkları bir dönem. Yeni bir yıla girerken, yenilenen enerjileri çağırmak için tapınaklardaki Buda heykellerinin su ile yıkanmasının çıkış noktası olduğu ritüel, zamanla tüm halkın ve turistlerin coşku ile birbirlerini ıslatarak eğlenceye dönüştürdükleri, üç gün süren bir festival halini almış.

Kısacası Phuket genel bir tabirle 'her zevke' hitap ediyor; ancak daha yerel ve kendine özgü detayların peşine düşen dikkatli ve keyif almasını bilen gözlere de fazlasını sunuyor.