Seyşeller

 

Seyşeller
Uçak, adeta dev bir el gökyüzüne gelişigüzel serpiştirmiş izlenimi veren dağınık bulutların içinden geçerek alçalmaya başladı. Bulutlar seyrekleşip, tropikal ormanlar uçağın camlarına değecekmiş gibi yaklaştıkça bu yoğun bitki örtüsünün yemyeşil günaydını kaptanın anonsuna karıştı.
Adanın tropik, küçük havaalanında pistten ana binaya kadar yürünen kısa mesafede, neredeyse piste gölge oluşturacak kadar heybetli ve yakın tepelerde büyük bir coşkuyla uzamış güneşin sabah ışıklarıyla daha da yeşil görünen ağaçlar adanın genel atmosferinin ipuçlarını hemen vermeye başladı. Havaalanının küçük olması ve vizesiz bir adaya seyahat etmiş olmanın dayanılmaz hafifliğiyle fazla zaman kaybetmeyerek beni otele götürecek olan araca bindim.



Seyşeller, birkaç farklı adadan oluşuyor, havaalanının bulunduğu Mahe, minyatür şehir meydanı, pazarı, küçük dükkanları ve restoranları ile yerel halkın nüfusunun diğer adalara göre daha fazla olduğu ana ada. Birbirinden farklı koylarda bulunan otellere ulaşan yollar kıvrımlı, bu da her viraj sonrası sürprizli manzaralar demek.

Otelin plajındaki palmiyeler ve bembeyaz kumsalın görüntüsü, bilgisayar ekranlarını süsleyen duvar kağıtlarındaki, uzun, sıkıcı ve gri kış günlerinde hayal kurduran, iç ısıtan görüntülerin birebir aynısı.

Seyşeller, yemyeşil yamaçların arasında, muhteşem manzaralar sunan saklı koylarında bulunan lüks otellerin hizmetleriyle kendini şımartmak isteyenler için eşsiz bir ada.

Adanın hatırı sayılır otelleri arasındaki Four Seasons, Banyan Tree, Maia Luxury ve Constance Ephelia&Constance Lemuria, misafirleri hayran bırakmayı kendine amaç edinmiş oteller. Her biri birbirinden özel terapiler sunan spa'ları, okyanusa bakan odalarının konumları, 'Creole' mutfağının özgün karışımı olan ada mutfağından lezzetli tatlar sunan şefleriyle, her ne kadar klişe bir tanım da olsa 'dünyadaki cennet'i vadediyorlar. Tropik meyveler, taze deniz ürünleri, egzotik tatlar ise seyahatin keyif veren diğer unsurları. Deniz ürünlerinin tazeliği ve Afrika, Hint, Fransız mutfağı karışımından doğan müthiş soslar ile sunumu, yemeğin ardından sunulan kızarmış muz damakları şenlendiriyor.



Ada mutfağından lezzetli tatlar sunan şefleriyle, her ne kadar klişe bir tanım da olsa 'dünyadaki cennet'i vadediyorlar. Tropik meyveler, taze deniz ürünleri, egzotik tatlar ise seyahatin keyif veren diğer unsurları. Deniz ürünlerinin tazeliği ve Afrika, Hint, Fransız mutfağı karışımından doğan müthiş soslar ile sunumu, yemeğin ardından sunulan kızarmış muz damakları şenlendiriyor.

Tropik meyvelerin, başka bir bölgede yetişmeyen bir meyve olması itibariyle en özel olanı 'coco de mer'. En ilginç özelliği ise, kesip yemekten ziyade her biri devlet tarafından sertifikalı olan bu meyveyi 'hatıra' olarak satın alıp, ülke dışına çıkarabiliyor olmak. Üzerinde numarası olmayan meyveleri ada dışına çıkarmanın yasak olduğu bu meyve ilginç bir şekle sahip. Ayrıca ayurvedik bir ilaç olarak ta kullanılıyor.



Bu meyvenin ağırlıklı olarak yetiştiği ada olan Praslin adasına Mahe'den feribotla geçip, egzotik tatlar ve manzaralarla bambaşka bir dünyada olduğunuzu hissedeceğiniz günübirlik gezi ise, ada insanları için sıradan bir gün olduğundan bünyede bir nebze kıskançlık uyandırabilir, dikkat. Bu günübirlik komşu ada kaçamağında, dev kaplumbağalar ve granit oluşumlar, okyanusun üzerine doğru eğilmiş palmiye ağaçları ve bembeyaz kumsallar benzersiz bir güzellik vadediyor. Hatta bu dev kaplumbağalarla yüzebileceğiniz bir dalış yaptıysanız unutulmaz bir deneyim yaşamışsınız demektir.

Bu muhteşem doğanın ve lüks hizmetin içinde size düşen, Hint Okyanusu'nun nefes kesici sahillerine sahip Mahe, Praslin, Silhouette yada La Digue adalarında bulunan bir otelde taze Hindistan cevizi suyu ve bembeyaz kumların davetkar çağrısına kapılıp, anın tadını çıkarmak. Seyşeller'e özgü zümrüt yeşili lagünler, granit ve mercan adaları, dev kaplumbağalar, başka hiçbir yerde yetişmeyen 'coco de mer' meyvesi ise Seyşeller'deki bu eşsiz tatilin ekran koruyucunuzda olmayan muhteşem detayları...